Reklamlar |
|
|
İrtibat |
 |
|
|
|
|
Özet: «Borçlunun haczi kâbil malının bulunmadığını» tesbit eden «haciz tutanağı»nın (İİK. mad. 105/I) «kesin aciz belgesi» hükmünde olduğu— 18.12.2000 tarihinde hacze gidilmiş, «borçlunun hacizi kabil malının olmadığı» tesbit edilmiştir. Bu tesbiti içeren haciz tutanağı, İİK’nun 105. maddesi hükmü gereği, İİK’nun 143. maddesindeki aciz belgesi hükmündedir. Bu durumda borçlunun yeni mal edindiği de iddia edilmediğinden, alacaklının yapacağı bir işlem bulunmamaktadır. Fiili imkan ... |
|
|
|
Özet: Alacaklının açmış olduğu «tasarrufun iptali davası»nı kazanmış olması halinde, «borçlunun aciz halinde bulunduğu»ndan söz edilemeyeceğinden, İİK. mad. 143/IV hükmünün uygulanamayacağı—
İİK’nun 143/4. maddesinde «faiz istenemeyeceği» öngörülmüş ise de, tasarrufun iptaline karar verilmiş olmakla, muvazaalı devir kanıtlandığından, aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz yürütülebileceğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz oluna ... |
|
|
|
Özet: Alacaklının -«borçlu» ve «üçüncü kişi»ye karşı açmış olduğu tasarrufun iptali davasını kazanmış olması halinde, «aciz vesikası»na bağlanmış alacak için faiz yürütülebileceği (bu durumda İİK. mad. 143/IV hükmünün uygulanamayacağı)— a) «Aciz belgesinde yazılı olacak miktarı için faiz istenemeyeceğini» öngören İİK. mad. 143/IV hükmünün, «alacaklının, borçlunun malvarlığına dahil mal ve haklardan tatmin edilmesi halinde» uygulanabileceği; buna karşın, alacaklının üçüncü kişinin malvarlığ ... |
|
|
Sayfalar:
[1]
| |
|